Bizi takip edin

Güvenlik Önerileri

Sesiniz En Büyük Savunmasızlığınız Olabilir

tarihinde yayımlandı

McAfee’nin yaptığı araştırmaya göre yapay zeka teknolojisi, yalnızca üç saniyelik ses kaydı ile bir kişinin sesini klonlayarak dolandırıcıların işini kolaylaştırıyor.

Yedi ülkeden 7.054 kişiyle yapılan ankette, yetişkinlerin dörtte birinin daha önce ses dolandırıcılığı yaşadığı, 10 kişiden 1’inin kişisel olarak hedeflendiği ve %15’inin tanıdığı birinin başına geldiği tespit edildi. Kurbanların %77’si ise finansal zarara uğradığını bildirdi.

Herkesin sesi benzersizdir, biyometrik parmak izinin sözlü eş değeridir ses. Bu nedenle birinin konuşmasını duymak güven oluşturmanın yaygın kabul gören bir yoludur.

Yetişkin insanların %53’ü seslerini çevrim içi olarak haftada en az bir kez, (sosyal medya, WhatsApp vb. yoluyla) %49’u haftada 10 defaya kadar paylaştığından birinin sesini klonlamak siber suçlular için artık güçlü bir araç haline geldi. Yapay zeka araçlarının popülaritesinin ve benimsenmesinin artmasıyla birlikte, görüntüleri, videoları ve belki de en rahatsız edici şekilde, arkadaşların ve aile üyelerinin seslerini manipüle etmek her zamankinden artık daha kolay hale geldi.

McAfee’nin araştırması, dolandırıcıların yapay zeka teknolojisini sesleri klonlayarak sahte sesli mesaj göndermek veya tehlikedeymiş gibi kurbanın bağlantılarını aramak için kullandığını ortaya koyuyor. Bu tekniğin kullanımının yaygınlaşıyor olması şaşırtıcı değil çünkü araştırmaya katılan kişilerin %70’i gerçek ses ile sahte sesin farkını ayıramıyor.

Katılımcıların %45’i, paraya ihtiyacı olan bir arkadaşından veya yakınlarından gelen  sesli mesaja veya sesli nota, özellikle de talebin eşlerinden (%40), ebeveynlerinden (%31) veya çocuklarından (%20) geldiğini düşündüklerinde cevap vereceklerini söyledi. Cevaplanma olasılığı en yüksek olan mesajlar, gönderenin trafik kazası geçirdiğini (%48), soyulduğunu (%47), telefonunu veya cüzdanını kaybettiğini (%43) veya yurt dışına seyahat ederken yardıma ihtiyacı olduğunu (%41) iddia eden mesajlardı.

Oluşan finansal hasarın boyutlarına bakılacak olursa dolandırılanların üçte biri finansal kaybının 1.000 dolar civarında olduğunu, %7’si ise 5.000 ila 15.000 dolar arasında bir maddi kayıp yaşadığını bildirdi. Araştırma ayrıca bu tip dolandırıcılıkların insanların internet ortamına olan güvenini sarstığını ve kişilerin %32’sinin sosyal medyaya geçmişte olduğundan daha az güvendiğini ortaya koydu.

McAfee araştırmacılarının sesi klonlayabilen programların kullanılabilirliliğini ve erişilebilirliliklerini araştırdığında internet ortamında düzinelerce ücretsiz uygulamanın mevcut olduğunu tespit etti. Ücretli ve ücretsiz programların temel düzeyde deneyim ve uzmanlık gerektirdiği ve hatta bir örnekte 3 saniyelik bir ses kaydı ile %85 oranında eşleşme oluşturulabildiği gözlemlendi. Veri modellerini eğiten McAfee araştırmacıları, yalnızca az sayıda ses dosyasına dayalı olarak %95’lik bir ses eşleşmesi elde etmeyi başardılar.

Buldukları klonlama araçlarını kullanan McAfee’nin araştırmacıları, ister ABD’den, ister İngiltere’den, Hindistan’dan veya Avustralya’dan olsun, dünyanın dört bir yanından aksanları kopyalamakta hiçbir sorun yaşamadıklarını, ancak daha belirgin seslerin kopyalanmasının daha zor olduğunu keşfettiler. Örneğin, alışılmadık bir hız, ritim veya tarzla konuşan bir kişinin sesi, doğru bir şekilde klonlamak için daha fazla çaba gerektiriyor ve sahtekarlık amaçlı kullanma olasılığı düşüyor.

Bu tehlikeden korunmak için:

  • Aile üyeleriyle ve güvenilen yakın arkadaşlarla yalnızca sizin bilebileceğiniz sözlü bir “şifre” belirleyin. Yardım istemek için aramaları, kısa mesaj göndermeleri veya e-posta göndermeleri durumunda şifreyi söylemelerini isteyin.
  • Her zaman kaynağı sorgulayın. Bilinmeyen bir göndericiden gelen arama, kısa mesaj veya e-postaysa ya da tanıdığınız bir numaradan geliyorsa, durun ve düşünün. Bu gerçekten onlara benziyor mu? Bunu sana sorarlar mıydı? Bu onun tarzı mı? Telefonu kapatın ve kişiyi doğrudan arayın. Yanıt vermeden ve kesinlikle para göndermeden önce bilgileri doğrulamaya çalışın.
  • Tıklamadan ve paylaşmadan önce düşünün. Sosyal medya ağınızda kimler var? Onları gerçekten tanıyor ve güveniyor musunuz? Çevrim içi arkadaşlarınız ve bağlantılarınız hakkında düşünceli olun. Bağlantılarınız ne kadar genişse ve ne kadar çok kişisel bilgi paylaşırsanız, kimliğinizin kötü amaçlarla klonlanması konusunda kendinizi o kadar fazla riske atmış olabilirsiniz.
Okumaya Devam Et