Bizi takip edin

Bankacılık

Hesabını Kiraya Vermek: Masum Bir Ek Gelir mi, Büyük Bir Hukuki Risk mi?

tarihinde yayımlandı

“Banka hesabını kullandır, her ay düzenli para kazan” “Sadece IBAN’ını vereceksin, başka hiçbir şey yapmayacaksın” “Hesabından para geçecek, sen de komisyonunu alacaksın.” Sosyal medyada ve mesajlaşma gruplarında karşılaşılan bu tür teklifler özellikle kolay ve zahmetsiz bir ek gelir fırsatı gibi sunuluyor. Ancak birkaç dakikada verilen bir IBAN veya birkaç günlüğüne kullandırılan bir banka hesabı, kişinin hiç beklemediği hukuki ve finansal sorunların içine girmesine neden olabilir.

Hesap kiralama olarak ifade edilen bu durum kişinin kendi adına kayıtlı banka hesabını, IBAN’ını, banka kartını veya bazı durumlarda dijital finans hesabını üçüncü kişilerin kullanımına bırakması şeklinde karşımıza çıkabiliyor. Üstelik bu tekliflerin tehlikeli tarafı çoğu zaman başlangıçta yapılan işlemin gerçekten de oldukça basit görünmesi. Kişiye yalnızca para transferi yapılacağı, hesabın kısa süreli kullanılacağı veya karşılığında komisyon ödeneceği söylenebiliyor.

Hesabınıza gelen para, hesabınızdan yapılan transferler ve hesap hareketleri ilk aşamada sizin adınızla ilişkilendirilir. Hesabın arkasındaki kişinin kim olduğunu veya paranın gerçek kaynağını bilmediğiniz bir durumda hesabınız dolandırıcılık, suç gelirlerinin aktarılması veya başka hukuka aykırı faaliyetlerde kullanılabilir. Adli makamların kamuoyuna yönelik güncel uyarılarında da üçüncü kişilere hesap kullandırmanın bu tür soruşturmalara konu olabileceği açıkça belirtiliyor.

Örneğin bir dolandırıcı sahte bir ürün ilanı vererek mağdurdan sizin hesabınıza para göndermesini isteyebilir. Mağdur parasını kaybettiğinde karşısında gördüğü ilk bilgilerden biri paranın gönderildiği hesap olacaktır. Benzer şekilde hesaplar yatırım dolandırıcılığı, yasa dışı bahis veya suçtan elde edilen paraların farklı hesaplara aktarılması amacıyla da kullanılabilir. MASAK düzenlemelerinde de hesap sahibinin işlemin amacı veya fonun kaynağı hakkında yeterli bilgi sahibi olmaması ve üçüncü kişiler adına veya hesapları üzerinden işlem yapılması şüpheli işlem göstergeleri arasında sayılıyor.

Buradaki en büyük yanılgılardan biri, “Ben suçu işlemedim, sadece hesabımı verdim” düşüncesidir. Hesabın nasıl ve hangi amaçla kullanıldığı ve olayın diğer koşulları hukuki değerlendirmede önem taşır. Dolayısıyla hesabın başkasına kullandırılması kişiyi ciddi bir soruşturmanın ve hukuki sürecin tarafı haline getirebilir.

Üstelik risk yalnızca ceza soruşturmasıyla sınırlı değildir. Hesaplara bloke konulması, bankacılık hizmetlerine erişimde sorun yaşanması, mağdurların zararlarının karşılanmasına yönelik talepler ve uzun süren adli süreçler de gündeme gelebilir.

Bu nedenle “sadece IBAN’ımı verdim”, “sadece bir kez kullandırdım” veya “bana komisyon ödeyeceklerdi” gibi ifadeler yapılan işlemin riskini ortadan kaldırmaz.

Bir banka hesabı adınıza kayıtlıysa, hesabın kontrolünü ve kullanımını başka bir kişiye devretmeden önce olası riskleri dikkatle değerlendirmelisiniz. Kolay para kazanma vaadiyle hesabınızı başkasının kullanımına sunmanız, hesabınız üzerinden gerçekleştirilen şüpheli para transferleri nedeniyle ciddi hukuki ve mali sonuçlarla karşılaşmanıza yol açabilir. Hesabınızın dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanılması durumunda herhangi bir suçtan haberdar olmadığınızı düşünseniz bile adınız adli soruşturmalarda geçebilir ve hukuki süreçlerle karşı karşıya kalabilirsiniz. Ayrıca hesabınız üzerinden gerçekleştirilen işlemlerin açıklanması ve kaynağının ortaya konulması için yetkili mercilere bilgi vermeniz gerekebilir.

Unutmayın, kısa vadeli ve küçük bir kazanç uğruna hesabınızı riske atmak uzun vadede telafisi güç sonuçlar doğurabilir. Banka hesabınızın güvenliğini korumak, hesap bilgilerinizi ve erişim yetkilerinizi kimseyle paylaşmamak ve hesabınızı üçüncü kişilerin para transferleri için kullandırmamak hem kendinizi hem de başkalarını olası mağduriyetlerden korumanın en önemli adımlarındandır.

Okumaya Devam Et